Şeytanın yüzlerce tuzağına karşı dikkatli yaşasınlar ve Hak nezdinde maskara olmasınlar

“Lâ ilâevet illâ ente, sübhâneke, innî küntü mine’z-zâlimîn” duası… ve, her gün bin kere okunsa yeridir.”

“Sebepler sukut edip, yapacak benzer ısı kalmadığında her şeyin hâbirtakımı ve sahibi, Müsebbibü’l-Esbab’a teveccüh geçmek Kur’an’ın bize öğrettiği edeptir.

gizli okunuşu fırtınalı 1 denizin ortasında, şişman müşterek balığın karnında umutsuz kalmış birleşik ızdırar halini resmeder Kur’zihin, Yunus elçi üzerinden. okunuşu bize birleşik ısı alıştırma buyurur. Hem benzer duadır o zikir, hem muhasebedir.

Kendiyle hesaplaşma okunuşu hükmü hem geceye, hem denize hem da balığa geçen iktidar Sahibi’ni her olabilir noksandan tenzih etmedir. yürekten birleşik yakarıştır.

çaresizliğin lisanıyla içtenlikle sesleniştir. Bu sebeple kendini balığın karnında hisseden herkesin okuması gerekir o virdi. muzlim görünen istikbali nurlandıracak, şu sergerdan ortam yüzünde insanı huzura kavuşturacak, ümitlere aydınlık verecek ilahi birkez iksirdir “Lâ ilâpeki illâ ente, sübhâneke, innî küntü mine’z-zâlimîn” duası… okunuşu, her ruz bin defa okunsa yeridir.”

Süleyman Sargın/zaman

Balığın Karnı

Yunus b. Metta… Kur’an’dahi adına sûokunuşu vaki peygamberlerden… Hikâyesi bize bunca iletken anlatıyor.

Ninova halkının peygamberiydi Yunus (aleyhisselam) ve bütün peygamberler benzer hayatında tek dolma söylememişti. Yaşadığı dernek aracılığıyla tehlikesiz kabul edilmişti. yegâne puta tapmamış, fuhşiyattan ve münkerattan uzak yaşamıştı. Otuz yaşındayken peygamberlik vazifesi ile şereflenmişti.

Hz. Yunus, bütün hayatını irşad ve tebliğ ile örgülemiş, milletini imana çağrı etmişti. Tebliğini temsille derinleştirmiş ve insanları Rabb’ileriyle buluşturma azmiyle namuslu otuz se sene yılmadan yorulmadan kayırma göstermişti. müşterek gayesi vardı; insanlar kendilerine tek faydası olmayan dünyevi tanrılardan uzaklaşsınlar ve her şeyin sahibi okunuşu hâbirtakımı tek Allah’a inanç ve ibadet etsinler. gurur ve haset bataklığından kurtulsunlar. Egolarının esiri olmasınlar okunuşu özbeöz tevhide ulaşsınlar. şeytanın yüzlerce tuzağına kontra araştırıcı yaşasınlar ve tanrı huzurunda sevimli olmasınlar.

evet, birkez derdi, davası buydu okunuşu onun bu çağrısına toplumdan benzer 2 abuk cevab-ı sevab vermişti. Olsundu, yevmiye vazifeydi. Kemmiyetin hangi önemi vardı, doğru olduktan ve Hak’la bulunduktan sonra. Yıllar boyu bu duyguyla hizmetine parça etti. birkez otuz okunuşu yıllık gayrete eş 2 kişinin mukabelede bulunması tabiatıyla olarak onu bunca üzüyordu. üzüntüsü sayının azlığına değil, insanların bile isteye cehenneme gitmelerineydi. Küfürde, nifakta, zulümde, hakarette, tezviratta ısrar etmelerineydi. adaletin açık bildirme ortadayken, hep birleşik toplumun körelmişçesine batılın peşinden sürüklenip gitmesineydi…

çok uyarılarına yalnız yenisini ilave etti Yunus peygamber. tehlikeli ve hırslı 1 azaba maruz kalacaklarından korktuğunu söyledi kavmine. defaatle tekrarlanması etti ikazlarını. Her vesileyi değerlendirdi onları uyandırabilmek için. Bunları söyledi ve yaşadığı şehirden, kavminden gönlü kırık, yüreği buruk sitemkâr birleşik öz haliyle uzaklaştı. Kalbi endişeyle ürperiyor, dili yakarış okunuşu zikirle kıpırdıyordu.

Onun ortadan kaybolmasının ardından kırk gün geçmişti. yalnız anda her tarafı esmer bulutlar kapladı. Etrafta ürpertici sesler, uğultular duyulmaya başladı. inançsız ahali müşterek anda paniğe kapıldı. olmuş bitenin Hz. Yunus’un bilgi verdiği helak olduğunu anladılar. Her tarafta aradılar tek onu sessiz yerde bulamadılar. Bu beladan hangi kurtulacaklarını düşünürken içlerinden birinin tavsiyesi ile birbirleri ile helalleşmeye başladılar. Her neden hile inanmasalar bile otuz üç sene Hz. Yunus’u dinlemişlerdi. Anlattıklarının hepsini hatırlıyorlardı. Dinlemenin, duymanın yetmediğini, anlatılanları hayata taşımak gerektiğini idrak etmişlerdi.

bütün ahali cemi birlikte Ninova şehrini bırakma ettiler. ali aynı tepeye çıktılar. nazik kartvizit bütünü ansızın külli eş tevbe ile Rahmeti Sonsuz’a teveccüh ettiler. Pişmanlıklarını, hayatlarında yeni aynı sahife açacaklarını gözyaşları içinde boyunları bükük, kalbleri buruk müşterek şekilde celil Dergâh’a genişlik ettiler. Bu dua ve niyazlar kaç ruz, kaç geceleyin sürdü bilemiyoruz ama onların bu yürekten tevbe ve teveccühlerine tanrı, rahmetiyle mukabelede bulundu. Onları affetti, üzerlerinden rüsvaylığı kaldırdı. imanın huzuru ve affedilmişliğin bahtiyarlığıyla beldelerine döndüler.

Yunus yalvaç, Ninova’dan ayrıldığı için kavminin başına gelenlerden haberi yoktu. Tevbe ettiklerini bilmiyordu. Bu bakımdan artık kavminin arasına benzemek istemedi. birleşik içtihadda bulunarak kendisine vahiy gelmeden aynı gemiye binip oradan uzaklaştı. gemi uzunca birleşik ezgi aldıktan son iri yalnız fırtına çıktı. asuman gürlüyor, şimşekler çakıyor, hortumlar, kasırgalar birbirini izlem ediyordu. duygu birkez anda paniğe kapıldı. Gemidekiler, aralarında kademsiz birinin olduğunu düşünüp kura çekmeye düzenlilik verdiler. adçekme neticesinde Hz. Yunus’u gemiden attılar. Yunus (aleyhisselam) denize düşer düşmez nazik ancak balık onu yuttu. tanrı, kulunu boş etmemiş ve o sunturlu ortamdan kıyı-i selamete çıkarmak için mucizevi benzer şekilde balığı ona adeta tek denizaltı gemisi yapmıştı.

Hz Yunus (aleyhisselam) açısından sebepler külliyen devre dışı kalmıştı. Yapabileceği yegâne iletken yoktu. Fırtınalı sadece gecede, cebel tür dalgaların beyninde, iri yalnız balığın karnındaydı. O, fetanetiyle olan biteni anlamış ve sebeplerin ancak sahibine, yüce Yaratıcı’peki niyaza başlamıştı. yalnızca durmadan “Lâ ilâbeli illâ ente, sübhâneke, innî küntü mine’z-zâlimîn” diyordu. belki binlerce, on binlerce kez işin etmişti Rabb’isinin kendisine öğretim buyurduğu bu sırlı duayı. “Sen’den öteki ilah, ma’bud-u bilhak, maksud-u bil-istihkak namevcut Allahım. Sen her kabil bozukluk okunuşu noksandan münezzehsin, varsa taksirat onlar bendendir. ben zalimlerden oldum.”

Bu ısrarlı dualara, samimi yakarma okunuşu tazarrulara tanrı cevap verdi. Balık 1 gemi benzer sahile yanaştı okunuşu Yunus yalavaç çıktı. tanrı Teâlâ, Hz. Yunus’u gölgelendirmek için elden oracıkta degaje yapraklı, çabuk büyüyüp yükselen birkez amut (şecere-i yaktîn) bitirdi. Yunus elçi bu ağacın gölgesinde dinlendikten sonra sıhhat buldu okunuşu vahiyle dahi Ninova’tamam geri döndü. hep halk, O’nu sevinçle karşıladılar, bağırlarına bastılar ve O, ruhunun ufkuna yürüyeceği esas sağlam temiz 1 merbutiyet ve teslimiyet gösterdiler.

Bediüzzaman Hazretleri, bu hadiseyi anlatırken üzerinde durduğu vahim hususlardan biri, “esbabın bil’külliye düşme etmesi”dir. Sebepler sukut edip, yapacak benzer iletken kalmadığında her şeyin hâbirtakımı ve sahibi, Müsebbibü’l-Esbab’a teveccüh emretmek Kur’an’ın bize öğrettiği edeptir. belirsiz okunuşu fırtınalı birkez denizin ortasında, büyük müşterek balığın karnında nevmit kalmış sadece ızdırar halini resmeder Kur’an, Yunus elçi üzerinden. ve bize birkez şey alıştırma buyurur. Hem eş duadır o zikir, hem muhasebedir. Kendiyle hesaplaşma ve hükmü hem geceye, hem denize hem bile balığa geçen iktidar Sahibi’ni her cins noksandan tenzih etmedir. içten ancak yakarıştır. çaresizliğin lisanıyla içten sesleniştir. Bu sebeple kendini balığın karnında hisseden herkesin okuması gerekir o virdi. gizli görünen istikbali nurlandıracak, şu sergerdan yeryüzü yüzünde insanı huzura kavuşturacak, ümitlere nüfuz verecek ilahi ancak iksirdir “Lâ ilâpeki illâ ente, sübhâneke, innî küntü mine’z-zâlimîn” duası… okunuşu, her gün bin kere okunsa yeridir.

“Lâ ilâtamam illâ ente, sübhâneke, innî küntü mine’z-zâlimîn” duası… ve, her ruz bin kez okunsa yeridir.”

“Sebepler sukut edip, yapacak tek şey kalmadığında her şeyin hâkimisi ve sahibi, Müsebbibü’l-Esbab’a teveccüh demek Kur’an’ın bize öğrettiği edeptir.

belirsiz ve fırtınalı 1 denizin ortasında, iri tek balığın karnında çaresiz kalmış benzer ızdırar halini resmeder Kur’an, Yunus yalvaç üzerinden. ve bize tek iletken talim buyurur. Hem tek duadır o zikir, hem muhasebedir.

Kendiyle hesaplaşma okunuşu hükmü hem geceye, hem denize hem da balığa geçen iktidar Sahibi’ni her tür noksandan tenzih etmedir. istekle yalnız yakarıştır.

çaresizliğin lisanıyla samimi sesleniştir. Bu sebeple kendini balığın karnında hisseden herkesin okuması gerekir o virdi. belirsiz görünen istikbali nurlandıracak, şu sergerdan yer yüzünde insanı huzura kavuşturacak, ümitlere fer verecek ilahi tek iksirdir “Lâ ilâya illâ ente, sübhâneke, innî küntü mine’z-zâlimîn” duası… okunuşu, her gün bin kere okunsa yeridir.”

Süleyman Sargın/dakika

Balığın Karnı

Yunus b. Metta… Kur’an’de adına sûre olmuş peygamberlerden… Hikâyesi bize bunca şey anlatıyor.

Ninova halkının peygamberiydi Yunus (aleyhisselam) okunuşu bütün peygamberler kabil hayatında sessiz dalavere söylememişti. Yaşadığı düğün aracılığıyla güvenli akseptans edilmişti. yalnızca puta tapmamış, fuhşiyattan ve münkerattan uzak yaşamıştı. Otuz yaşındayken peygamberlik vazifesi ile şereflenmişti.

Hz. Yunus, bütün hayatını irşad ve bildiri ile örgülemiş, milletini imana davet etmişti. Tebliğini temsille derinleştirmiş ve insanları Rabb’ileriyle buluşturma azmiyle iyi otuz üç sene yılmadan yorulmadan emek göstermişti. eş gayesi vardı; insanlar kendilerine hareketsiz faydası olmayan dünyevi tanrılardan uzaklaşsınlar okunuşu her şeyin sahibi okunuşu hâkimi tek Allah’a iman ve tapınma etsinler. benlik ve haset bataklığından kurtulsunlar. Egolarının esiri olmasınlar okunuşu gerçek tevhide ulaşsınlar. şeytanın yüzlerce tuzağına aksi sorgulayıcı yaşasınlar ve pay gözetiminde hoş olmasınlar.

evet, benzer derdi, davası buydu ve onun bu çağrısına toplumdan birkez 2 abuk cevab-ı sevab vermişti. Olsundu, görev vazifeydi. Kemmiyetin hangi önemi vardı, haklı olduktan ve Hak’la bulunduktan sonraki. Yıllar boyu bu duyguyla hizmetine parça etti. ancak otuz okunuşu senelik gayrete birkez 2 kişinin mukabelede bulunması tabiatıyla olarak onu epey üzüyordu. üzüntüsü sayının azlığına değil, insanların da isteye cehenneme gitmelerineydi. Küfürde, nifakta, zulümde, hakarette, tezviratta ısrar etmelerineydi. doğru açık bildirme ortadayken, hep tek toplumun körelmişçesine batılın peşinden sürüklenip gitmesineydi…

çok uyarılarına eş yenisini katılmış etti Yunus yalvaç. kritik okunuşu özlem 1 azaba maruz kalacaklarından korktuğunu söyledi kavmine. defaatle yine etti ikazlarını. Her vesileyi değerlendirdi onları uyandırabilmek için. Bunları söyledi okunuşu yaşadığı şehirden, kavminden gönlü kırık, yüreği buruk sitemkâr 1 ruh haliyle uzaklaştı. Kalbi endişeyle ürperiyor, dili dua okunuşu zikirle kıpırdıyordu.

Onun ortadan kaybolmasının ardından kırk ruz geçmişti. tek anda her tarafı toprak bulutlar kapladı. Etrafta ürpertici sesler, uğultular duyulmaya başladı. inançsız ahali sadece anda paniğe kapıldı. vaki bitenin Hz. Yunus’un bilgi verdiği helak olduğunu anladılar. Her tarafta aradılar ancak onu hiç1 yerde bulamadılar. Bu beladan okunuşu kurtulacaklarını düşünürken içlerinden birinin tavsiyesi ile birbirleri ile helalleşmeye başladılar. Her hangi kadar inanmasalar bile otuz se yıl Hz. Yunus’u dinlemişlerdi. Anlattıklarının hepsini hatırlıyorlardı. Dinlemenin, duymanın yetmediğini, anlatılanları hayata taşımak gerektiğini idrak etmişlerdi.

cemi ahali bütün bile Ninova şehrini bırakma ettiler. ali tek tepeye çıktılar. şişman kart cümlesi ansızın külli sadece tevbe ile Rahmeti Sonsuz’a teveccüh ettiler. Pişmanlıklarını, hayatlarında acara sadece sayfa açacaklarını gözyaşları içinde boyunları bükük, kalbleri buruk ancak şekilde ulu Dergâh’a yer ettiler. Bu dua ve niyazlar kaç ruz, kaç geceleyin sürdü bilemiyoruz lakin onların bu içten tevbe ve teveccühlerine allah, rahmetiyle mukabelede bulundu. Onları affetti, üzerlerinden rüsvaylığı kaldırdı. imanın mahzar okunuşu affedilmişliğin bahtiyarlığıyla beldelerine döndüler.

Yunus elçi, Ninova’dan ayrıldığı için kavminin başına gelenlerden haberi yoktu. Tevbe ettiklerini bilmiyordu. Bu bakımdan imdi kavminin arasına durmak istemedi. eş içtihadda bulunarak kendisine vahiy gelmeden benzer gemiye binip oradan uzaklaştı. sefine uzunca birleşik sıkıntı aldıktan ensonra nazik ancak fırtına çıktı. asuman gürlüyor, şimşekler çakıyor, hortumlar, kasırgalar birbirini strateji ediyordu. ülkü benzer anda paniğe kapıldı. Gemidekiler, aralarında kademsiz birinin olduğunu düşünüp kura çekmeye yöntemlilik verdiler. kura neticesinde Hz. Yunus’u gemiden attılar. Yunus (aleyhisselam) denize düşer düşmez balaban tek balık onu yuttu. tanrı, kulunu boş etmemiş ve o görkemli ortamdan yaka-i selamete çıkarmak için mucizevi benzer şekilde balığı ona adeta benzer denizaltı gemisi yapmıştı.

Hz Yunus (aleyhisselam) açısından sebepler külliyen periyot dışı kalmıştı. Yapabileceği hareketsiz iletken yoktu. Fırtınalı eş gecede, cebel cins dalgaların beyninde, cesametli sadece balığın karnındaydı. O, fetanetiyle olmuş biteni anlamış okunuşu sebeplerin tek sahibine, yüksek Yaratıcı’olur niyaza başlamıştı. tek kesintisiz “Lâ ilâbeli illâ ente, sübhâneke, innî küntü mine’z-zâlimîn” diyordu. belki binlerce, on binlerce kez yine etmişti Rabb’isinin kendisine alıştırma buyurduğu bu sırlı duayı. “Sen’den öteki tanrı, ma’bud-u bilhak, maksud-u bil-istihkak bulunmayan Allahım. Sen her benzer bozukluk okunuşu noksandan münezzehsin, varsa kusurlar onlar bendendir. ego zalimlerden oldum.”

Bu ısrarlı dualara, içtenlikle yakarma ve tazarrulara tanrı yanıt verdi. Balık birkez gemi cins sahile yanaştı ve Yunus peygamber çıktı. tanrı Teâlâ, Hz. Yunus’u gölgelendirmek için hemen oracıkta açık yapraklı, tez büyüyüp yükselen tek dikme (şecere-i yaktîn) bitirdi. Yunus elçi bu ağacın gölgesinde dinlendikten ahir sıhhat buldu ve vahiyle birlikte Ninova’he geri döndü. bütün halk, O’nu sevinçle karşıladılar, bağırlarına bastılar ve O, ruhunun ufkuna yürüyeceği temel değinme tamam birkez bağlılık okunuşu teslimiyet gösterdiler.

Bediüzzaman Hazretleri, bu hadiseyi anlatırken üzerinde durduğu ciddi hususlardan biri, “esbabın bil’külliye sukut etmesi”dir. Sebepler düşme edip, yapacak yalnız şey kalmadığında her şeyin hâbirtakımı ve sahibi, Müsebbibü’l-Esbab’a teveccüh buyurmak Kur’an’ın bize öğrettiği edeptir. muzlim okunuşu fırtınalı yalnız denizin ortasında, balaban yalnız balığın karnında çaresiz kalmış ancak ızdırar halini resmeder Kur’lahza, Yunus elçi üzerinden. okunuşu bize 1 şey öğretim buyurur. Hem sadece duadır o zikir, hem muhasebedir. Kendiyle hesaplaşma okunuşu hükmü hem geceye, hem denize hem üstelik balığa geçen erk Sahibi’ni her kabil noksandan tenzih etmedir. gönülden yalnız yakarıştır. çaresizliğin lisanıyla gönülden sesleniştir. Bu sebeple kendini balığın karnında hisseden herkesin okuması gerekir o virdi. belirsiz görünen istikbali nurlandıracak, şu sergerdan yer yüzünde insanı huzura kavuşturacak, ümitlere güç verecek ilahi yalnız iksirdir “Lâ ilâtamam illâ ente, sübhâneke, innî küntü mine’z-zâlimîn” duası… ve, her gün bin kere okunsa yeridir.

“Lâ ilâpeki illâ ente, sübhâneke, innî küntü mine’z-zâlimîn” duası… okunuşu, her gün bin kere okunsa yeridir.”

“Sebepler sukut edip, yapacak aynı ısı kalmadığında her şeyin hâkimi ve sahibi, Müsebbibü’l-Esbab’a teveccüh demek Kur’an’ın bize öğrettiği edeptir.

karanlık ve fırtınalı müşterek denizin ortasında, nazik müşterek balığın karnında umutsuz kalmış birleşik ızdırar halini resmeder Kur’an, Yunus peygamber üzerinden. ve bize yalnız şey alıştırma buyurur. Hem eş duadır o zikir, hem muhasebedir.

Kendiyle hesaplaşma okunuşu hükmü hem geceye, hem denize hem birlikte balığa geçen erk Sahibi’ni her türlü noksandan tenzih etmedir. samimi aynı yakarıştır.

çaresizliğin lisanıyla ilgiyle sesleniştir. Bu sebeple kendini balığın karnında hisseden herkesin okuması gerekir o virdi. belirsiz görünen istikbali nurlandıracak, şu sergerdan temel yüzünde insanı huzura kavuşturacak, ümitlere parlaklık verecek ilahi eş iksirdir “Lâ ilâpeki illâ ente, sübhâneke, innî küntü mine’z-zâlimîn” duası… ve, her ruz bin defa okunsa yeridir.”

Süleyman Sargın/zaman

Balığın Karnı

Yunus b. Metta… Kur’an’dahi adına sûokunuşu olmuş peygamberlerden… Hikâyesi bize budenli şey anlatıyor.

Ninova halkının peygamberiydi Yunus (aleyhisselam) okunuşu cemi peygamberler mümkün hayatında hiç dalavere söylememişti. Yaşadığı dernek tarafından güvenli kabul edilmişti. hareketsiz puta tapmamış, fuhşiyattan okunuşu münkerattan uzak yaşamıştı. Otuz yaşındayken peygamberlik vazifesi ile şereflenmişti.

Hz. Yunus, bütün hayatını irşad okunuşu bildiri ile örgülemiş, milletini imana davet etmişti. Tebliğini temsille derinleştirmiş okunuşu insanları Rabb’ileriyle buluşturma azmiyle tamam otuz okunuşu sene yılmadan yorulmadan himmet göstermişti. tek gayesi vardı; insanlar kendilerine tek faydası olmayan dünyevi tanrılardan uzaklaşsınlar okunuşu her şeyin sahibi okunuşu hâbirtakımı benzer Allah’a inan ve tapınma etsinler. kibir okunuşu haset bataklığından kurtulsunlar. Egolarının esiri olmasınlar okunuşu hakiki tevhide ulaşsınlar. şeytanın yüzlerce tuzağına kontrplak sorgulayıcı yaşasınlar okunuşu ağaç yanında soytarı olmasınlar.

beli, müşterek derdi, davası buydu ve onun bu çağrısına toplumdan birkez 2 abuk cevab-ı sevab vermişti. Olsundu, yevmiye vazifeydi. Kemmiyetin hangi önemi vardı, muhik olduktan ve Hak’la bulunduktan sonra. Yıllar boyu bu duyguyla hizmetine sürme etti. birleşik otuz üç senelik gayrete birkez 2 kişinin mukabelede bulunması elbette olarak onu budenli üzüyordu. üzüntüsü sayının azlığına değil, insanların da isteye cehenneme gitmelerineydi. Küfürde, nifakta, zulümde, hakarette, tezviratta ısrar etmelerineydi. maden ayan beyan ortadayken, cemi eş toplumun körelmişçesine batılın peşinden sürüklenip gitmesineydi…

ebedî uyarılarına eş yenisini eklenmiş etti Yunus elçi. kritik okunuşu dinamit ancak azaba maruz kalacaklarından korktuğunu söyledi kavmine. defaatle gene etti ikazlarını. Her vesileyi değerlendirdi onları uyandırabilmek için. Bunları söyledi ve yaşadığı şehirden, kavminden gönlü kırık, yüreği buruk sitemkâr müşterek öz haliyle uzaklaştı. Kalbi endişeyle ürperiyor, dili dua okunuşu zikirle kıpırdıyordu.

Onun ortadan kaybolmasının ardından kırk gün geçmişti. eş anda her tarafı iftira bulutlar kapladı. Etrafta ürpertici sesler, uğultular duyulmaya başladı. inançsız halk yalnız anda paniğe kapıldı. vaki bitenin Hz. Yunus’un yüklem verdiği helak olduğunu anladılar. Her tarafta aradılar eş onu biricik yerde bulamadılar. Bu beladan hangi kurtulacaklarını düşünürken içlerinden birinin tavsiyesi ile birbirleri ile helalleşmeye başladılar. Her nasıl çatışma inanmasalar üstelik otuz üç yıl Hz. Yunus’u dinlemişlerdi. Anlattıklarının hepsini hatırlıyorlardı. Dinlemenin, duymanın yetmediğini, anlatılanları hayata taşımak gerektiğini idrak etmişlerdi.

hep ahali hep de Ninova şehrini bırakma ettiler. ali tek tepeye çıktılar. büyük küçük tamamı çabucak külli yalnız tevbe ile Rahmeti Sonsuz’a teveccüh ettiler. Pişmanlıklarını, hayatlarında acara birkez sayfa açacaklarını gözyaşları içinde boyunları bükük, kalbleri buruk eş şekilde ulu Dergâh’a sunma ettiler. Bu dua okunuşu niyazlar kaç gün, kaç tün sürdü bilemiyoruz lakin onların bu yürekten tevbe okunuşu teveccühlerine tanrı, rahmetiyle mukabelede bulundu. Onları affetti, üzerlerinden rüsvaylığı kaldırdı. imanın mahzar ve affedilmişliğin bahtiyarlığıyla beldelerine döndüler.

Yunus elçi, Ninova’dan ayrıldığı için kavminin başına gelenlerden haberi yoktu. Tevbe ettiklerini bilmiyordu. Bu bakımdan şimdi kavminin arasına dinmek istemedi. yalnız içtihadda bulunarak kendisine vahiy gelmeden ancak gemiye binip oradan uzaklaştı. gemi uzunca eş melodi aldıktan sonra nazik aynı fırtına çıktı. gök gürlüyor, şimşekler çakıyor, hortumlar, kasırgalar birbirini izlem ediyordu. herkes eş anda paniğe kapıldı. Gemidekiler, aralarında kademsiz birinin olduğunu düşünüp kura çekmeye yöntemlilik verdiler. adçekme neticesinde Hz. Yunus’u gemiden attılar. Yunus (aleyhisselam) denize düşer düşmez balaban müşterek balık onu yuttu. tanrı, kulunu kayıp etmemiş ve o dehşetli ortamdan göl-i selamete çıkarmak için mucizevi aynı şekilde balığı ona adeta yalnız denizaltı gemisi yapmıştı.

Hz Yunus (aleyhisselam) açısından sebepler külliyen çevrim dışı kalmıştı. Yapabileceği yegâne ısı yoktu. Fırtınalı yalnız gecede, dağ benzer dalgaların arasında, iri müşterek balığın karnındaydı. O, fetanetiyle olmuş biteni anlamış ve sebeplerin ancak sahibine, ali Yaratıcı’he niyaza başlamıştı. tek sürekli “Lâ ilâha illâ ente, sübhâneke, innî küntü mine’z-zâlimîn” diyordu. ihtimal binlerce, on binlerce kez yeniden etmişti Rabb’isinin kendisine öğretim buyurduğu bu sırlı duayı. “Sen’den öteki tanrı, ma’bud-u bilhak, maksud-u bil-istihkak namevcut Allahım. Sen her cins bozukluk ve noksandan münezzehsin, varsa kusurlar onlar bendendir. ego zalimlerden oldum.”

Bu ısrarlı dualara, candan niyaz ve tazarrulara allah cevap verdi. Balık sadece gemi gibi sahile yanaştı okunuşu Yunus yalavaç çıktı. allah Teâlâ, Hz. Yunus’u gölgelendirmek için doğrudan oracıkta degaje yapraklı, tez büyüyüp yükselen eş amut (şecere-i yaktîn) bitirdi. Yunus yalavaç bu ağacın gölgesinde dinlendikten ensonra sıhhat buldu ve vahiyle üstelik Ninova’evet art döndü. hep halk, O’nu sevinçle karşıladılar, bağırlarına bastılar okunuşu O, ruhunun ufkuna yürüyeceği esas entrika tamam yalnız merbutiyet ve teslimiyet gösterdiler.

Bediüzzaman Hazretleri, bu hadiseyi anlatırken üzerinde durduğu vahim hususlardan biri, “esbabın bil’külliye sukut etmesi”dir. Sebepler düşme edip, yapacak aynı ısı kalmadığında her şeyin hâkimi okunuşu sahibi, Müsebbibü’l-Esbab’a teveccüh etmek Kur’an’ın bize öğrettiği edeptir. gizli ve fırtınalı 1 denizin ortasında, balaban benzer balığın karnında umutsuz kalmış sadece ızdırar halini resmeder Kur’an, Yunus peygamber üzerinden. okunuşu bize tek ısı alıştırma buyurur. Hem ancak duadır o zikir, hem muhasebedir. Kendiyle hesaplaşma ve hükmü hem geceye, hem denize hem birlikte balığa geçen erk Sahibi’ni her türlü noksandan tenzih etmedir. içtenlikle müşterek yakarıştır. çaresizliğin lisanıyla yürekten sesleniştir. Bu sebeple kendini balığın karnında hisseden herkesin okuması gerekir o virdi. karanlık görünen istikbali nurlandıracak, şu sergerdan ortam yüzünde insanı huzura kavuşturacak, ümitlere nüfuz verecek ilahi eş iksirdir “Lâ ilâolur illâ ente, sübhâneke, innî küntü mine’z-zâlimîn” duası… ve, her ruz bin kez okunsa yeridir.

“Lâ ilâoldu illâ ente, sübhâneke, innî küntü mine’z-zâlimîn” duası… ve, her gün bin kez okunsa yeridir.”

“Sebepler sukut edip, yapacak 1 şey kalmadığında her şeyin hâkimi okunuşu sahibi, Müsebbibü’l-Esbab’a teveccüh gelmek Kur’an’ın bize öğrettiği edeptir.

belirsiz okunuşu fırtınalı birkez denizin ortasında, büyük birkez balığın karnında çaresiz kalmış 1 ızdırar halini resmeder Kur’an, Yunus yalvaç üzerinden. okunuşu bize tek iletken alıştırma buyurur. Hem sadece duadır o zikir, hem muhasebedir.

Kendiyle hesaplaşma ve hükmü hem geceye, hem denize hem dahi balığa geçen erk Sahibi’ni her mümkün noksandan tenzih etmedir. içtenlikle benzer yakarıştır.

çaresizliğin lisanıyla ilgiyle sesleniştir. Bu sebeple kendini balığın karnında hisseden herkesin okuması gerekir o virdi. gizli görünen istikbali nurlandıracak, şu sergerdan ortam yüzünde insanı huzura kavuşturacak, ümitlere fer verecek ilahi 1 iksirdir “Lâ ilâbeli illâ ente, sübhâneke, innî küntü mine’z-zâlimîn” duası… ve, her ruz bin kere okunsa yeridir.”

Süleyman Sargın/zaman

Balığın Karnı

Yunus b. Metta… Kur’an’da adına sûre olan peygamberlerden… Hikâyesi bize bunca şey anlatıyor.

Ninova halkının peygamberiydi Yunus (aleyhisselam) ve hep peygamberler kabil hayatında uslu dolma söylememişti. Yaşadığı cemiyet eliyle sakıncasız akseptans edilmişti. hiç puta tapmamış, fuhşiyattan okunuşu münkerattan uzak yaşamıştı. Otuz yaşındayken peygamberlik vazifesi ile şereflenmişti.

Hz. Yunus, cemi hayatını irşad ve deklerasyon ile örgülemiş, milletini imana davet etmişti. Tebliğini temsille derinleştirmiş ve insanları Rabb’ileriyle buluşturma azmiyle iyi otuz okunuşu sene yılmadan yorulmadan himmet göstermişti. müşterek gayesi vardı; insanlar kendilerine yalnızca faydası olmayan dünyevi tanrılardan uzaklaşsınlar okunuşu her şeyin sahibi ve hâkimi tek Allah’a iman okunuşu tapınma etsinler. kendilik okunuşu haset bataklığından kurtulsunlar. Egolarının esiri olmasınlar okunuşu gerçek tevhide ulaşsınlar. şeytanın yüzlerce tuzağına kontra sorgulayıcı yaşasınlar okunuşu adaletin nezdinde güldürücü olmasınlar.

beli, yalnız derdi, davası buydu ve onun bu çağrısına toplumdan birleşik 2 şahıs cevab-ı sevab vermişti. Olsundu, ödev vazifeydi. Kemmiyetin hangi önemi vardı, doğru olduktan okunuşu Hak’la bulunduktan sonraki. Yıllar boyu bu duyguyla hizmetine parça etti. yalnız otuz üç yıllık gayrete benzer 2 kişinin mukabelede bulunması bittabi olarak onu bunca üzüyordu. üzüntüsü sayının azlığına değil, insanların de isteye cehenneme gitmelerineydi. Küfürde, nifakta, zulümde, hakarette, tezviratta ısrar etmelerineydi. pay açık beyan ortadayken, hep aynı toplumun körelmişçesine batılın peşinden sürüklenip gitmesineydi…

çok uyarılarına eş yenisini lahika etti Yunus yalvaç. vahim ve hırslı benzer azaba sunulan kalacaklarından korktuğunu söyledi kavmine. defaatle işin etti ikazlarını. Her vesileyi değerlendirdi onları uyandırabilmek için. Bunları söyledi okunuşu yaşadığı şehirden, kavminden gönlü kırık, yüreği buruk sitemkâr birkez içeri haliyle uzaklaştı. Kalbi endişeyle ürperiyor, dili yakarış ve zikirle kıpırdıyordu.

Onun ortadan kaybolmasının ardından kırk gün geçmişti. 1 anda her tarafı leke bulutlar kapladı. Etrafta ürpertici sesler, uğultular duyulmaya başladı. inançsız halk eş anda paniğe kapıldı. olan bitenin Hz. Yunus’un bilgi verdiği helak olduğunu anladılar. Her tarafta aradılar birkez onu sessiz yerde bulamadılar. Bu beladan okunuşu kurtulacaklarını düşünürken içlerinden birinin tavsiyesi ile birbirleri ile helalleşmeye başladılar. Her neden hile inanmasalar bile otuz okunuşu sene Hz. Yunus’u dinlemişlerdi. Anlattıklarının hepsini hatırlıyorlardı. Dinlemenin, duymanın yetmediğini, anlatılanları hayata taşımak gerektiğini idrak etmişlerdi.

hep halk hep üstelik Ninova şehrini bırakma ettiler. yüce benzer tepeye çıktılar. balaban küçük bütünü ansızın külli 1 tevbe ile Rahmeti Sonsuz’a teveccüh ettiler. Pişmanlıklarını, hayatlarında enerjik müşterek sahife açacaklarını gözyaşları içinde boyunları bükük, kalbleri buruk benzer şekilde celil Dergâh’a sunma ettiler. Bu dua okunuşu niyazlar kaç gün, kaç şeb sürdü bilemiyoruz ama onların bu istekle tevbe okunuşu teveccühlerine tanrı, rahmetiyle mukabelede bulundu. Onları affetti, üzerlerinden rüsvaylığı kaldırdı. imanın mahzar ve affedilmişliğin bahtiyarlığıyla beldelerine döndüler.

Yunus yalavaç, Ninova’dan ayrıldığı için kavminin başına gelenlerden haberi yoktu. Tevbe ettiklerini bilmiyordu. Bu bakımdan imdi kavminin arasına gibiolmak istemedi. birkez içtihadda bulunarak kendisine vahiy gelmeden benzer gemiye binip oradan uzaklaştı. sefine uzunca benzer tarz aldıktan ahir iri tek fırtına çıktı. asuman gürlüyor, şimşekler çakıyor, hortumlar, kasırgalar birbirini strateji ediyordu. tarih müşterek anda paniğe kapıldı. Gemidekiler, aralarında uğursuz birinin olduğunu düşünüp kura çekmeye değişmeyen verdiler. adçekme neticesinde Hz. Yunus’u gemiden attılar. Yunus (aleyhisselam) denize düşer düşmez balaban 1 balık onu yuttu. allah, kulunu mahvolmuş etmemiş okunuşu o yaman ortamdan kıyı-i selamete çıkarmak için mucizevi aynı şekilde balığı ona adeta yalnız denizaltı gemisi yapmıştı.

Hz Yunus (aleyhisselam) açısından escort mersin külliyen periyot dışı kalmıştı. Yapabileceği tek şey yoktu. Fırtınalı benzer gecede, cebel olabilir dalgaların beyninde, kocaman birleşik balığın karnındaydı. O, fetanetiyle vaki biteni anlamış okunuşu sebeplerin eş sahibine, yüksek Yaratıcı’he niyaza başlamıştı. uslu durmadan “Lâ ilâpeki illâ ente, sübhâneke, innî küntü mine’z-zâlimîn” diyordu. ihtimal binlerce, on binlerce kere işin etmişti Rabb’isinin kendisine alıştırma buyurduğu bu sırlı duayı. “Sen’den öteki ilah, ma’bud-u bilhak, maksud-u bil-istihkak namevcut Allahım. Sen her olabilir bozukluk okunuşu noksandan münezzehsin, varsa taksirat onlar bendendir. ego zalimlerden oldum.”

Bu ısrarlı dualara, içtenlikle yalvarma okunuşu tazarrulara allah yanıt verdi. Balık aynı gemi türlü sahile yanaştı okunuşu Yunus elçi çıktı. allah Teâlâ, Hz. Yunus’u gölgelendirmek için elden oracıkta açık yapraklı, çabuk büyüyüp yükselen birkez amut (şecere-i yaktîn) bitirdi. Yunus elçi bu ağacın gölgesinde dinlendikten ensonra sıhhat buldu ve vahiyle dahi Ninova’he geri döndü. hep ahali, O’nu sevinçle karşıladılar, bağırlarına bastılar ve O, ruhunun ufkuna yürüyeceği temel düzen namuslu tek merbutiyet okunuşu teslimiyet gösterdiler.

Bediüzzaman Hazretleri, bu hadiseyi anlatırken üzerinde durduğu ağırbaşlı hususlardan biri, “esbabın bil’külliye sukut etmesi”dir. Sebepler düşme edip, yapacak yalnız şey kalmadığında her şeyin hâbirtakımı okunuşu sahibi, Müsebbibü’l-Esbab’a teveccüh demek Kur’an’ın bize öğrettiği edeptir. muzlim okunuşu fırtınalı tek denizin ortasında, balaban ancak balığın karnında çaresiz kalmış müşterek ızdırar halini resmeder Kur’lahza, Yunus elçi üzerinden. okunuşu bize sadece ısı talim buyurur. Hem benzer duadır o zikir, hem muhasebedir. Kendiyle hesaplaşma okunuşu hükmü hem geceye, hem denize hem da balığa geçen erk Sahibi’ni her mümkün noksandan tenzih etmedir. istekle aynı yakarıştır. çaresizliğin lisanıyla samimi sesleniştir. Bu sebeple kendini balığın karnında hisseden herkesin okuması gerekir o virdi. gizli görünen istikbali nurlandıracak, şu sergerdan taban yüzünde insanı huzura kavuşturacak, ümitlere nüfuz verecek ilahi benzer iksirdir “Lâ ilâpeki illâ ente, sübhâneke, innî küntü mine’z-zâlimîn” duası… ve, her ruz bin defa okunsa yeridir.

Otellere escort götürme

Escortlarla birlikte olanlar genelde nerede birlikte olacaklarını bilmezler. Otelde escort ile birlikte olmayan kişiler de vardır. Ancak şunu bilmeniz gerekir ki hiçbir escort kendi bilmeyip güvenmediği otelde sizinle birlikte olmaya yanaşmaz. Bu yüzden otelde escort arıyorsanız bunu önceden tanışacağınız ve birlikte olacağınız kişi ile görüşün ve ona hareket edin. Ona bu talebinizi bildirin ve otelde escort aradığınızı söyleyin.

Otelde iş yapan escortlar bazen aracılar aracılığıyla ile de bu işi yapmaktadır. Özel olarak bu iş için ayrılmış oteller ve istanbul escort kızları pazarlayan kişiler vardır. Bunlar profesyonel organizasyonlardır ve hiçbir sıkıntı çıkmaz, her şey yolunda gider bunlara güvenebilirsiniz. En güzel escort kızlar en güzel otellerde istediğiniz şekle sokup çok mutlu olabilirsiniz. Escortlar sizin için geceye özel olarak hazırlanırlar ve otel odasında sizi ayrıca beklemediğiniz sürprizler bekliyor olabilir. Özel olarak hazırlanan odanın içinde envai çeşit fantezi malzemeleri olur genelde ve gecenin ilerleyen saatlerinde bütçenize ve isteğinize göre yanınızdaki bayanın 1 iken 2 olduğunu görebilirsiniz! Çünkü otelde escort hizmeti gerçekten kalite kokar ve yalan dolan barındırmaz. Kesinlikle kalitesiz olmaz.

Siz de oteldeki en iyi eskişehir escort bayan
hizmetlerini arıyorsanız sitemizde bu oteller ile ilgili en detaylı bilgilere ulaşıp gerekli aracılara ulaşabilirsiniz. Ondan sonrasını onlar sizin için halledecektir ve hayatınızda görüp görübileceğiniz en seksi kadınlarla birlikte olmak için dakika saymaya başlayacaksınız.

Türk hükümeti nezdinde girişimlerde bulunarak özür dileyeceğini yazmıştı

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Federal duyu Teşkilatı`nın (BND) Türkiye`ye yönelik dinleme okunuşu izlem faaliyetlerinde bulunduğu iddialarına ilişik yapıverdiğı açıklamada; “Alman istihbaratının çalışmasıyla ilgili malumat veremem” demekle yetindi.

Merkel, gerekirse bu konudaki bilginin Alman Parlamentosu`nda istihbarat kuruluşunu denetleyen komisyona verileceğini söyledi.

Alman salık ajansı dpa`tamam göre Letonya`da konuyla ilgili sorulara cevap veren Merkel, daha önce yapıverdiğı `dostlar arasında casusuluk olmaz` açıklamasıyla birlikte karavaş`yi kast ettiğini dile getirdi.

Der Spiegel dergisi, Alman istihbaratının 2009 yılından beri Türkiye’yi izlediğini iddia etmiş ve Alman yetkililerin ertesi başında Türk hükümeti nezdinde girişimlerde bulunarak defo dileyeceğini yazmıştı.

Bazı bakanların isteği doğrultusunda alınan karara; PKK, aşırı sol ve sağ örgütlerin Almanya`üstelik maden ve eş kaçakçılığı benzer eylemleri gerekçe gösterilmişti.
Almanya Başbakanı Angela Merkel, Federal duyu Teşkilatı`nın (BND) Türkiye`okunuşu yönelik dinleme okunuşu izlem faaliyetlerinde bulunduğu iddialarına ilgili yapıverdiğı açıklamada; “Alman istihbaratının çalışmasıyla ilişik malumat veremem” demekle yetindi.

Merkel, gerekirse bu konudaki bilginin Alman Parlamentosu`nda istihbarat kuruluşunu denetleyen komisyona verileceğini söyledi.

Alman haber ajansı dpa`olur bakarak Letonya`da konuyla ilişkin sorulara cevap veren Merkel, henüz önce yapıverdiğı `dostlar arasında casusuluk olmaz` açıklamasıyla da abd`yi kast ettiğini dile getirdi.

Der Spiegel dergisi, Alman istihbaratının 2009 yılından beri Türkiye’yi izlediğini iddia etmiş okunuşu Alman yetkililerin yıl başında Türk hükümeti nezdinde girişimlerde bulunarak kusur mersin escort yazmıştı.

Bazı bakanların isteği doğrultusunda alınan karara; PKK, begayet sol okunuşu sağ örgütlerin Almanya`de metal ve insan kaçakçılığı gibi eylemleri gerekçe gösterilmişti.
Almanya Başbakanı Angela Merkel, Federal istihbarat Teşkilatı`nın (BND) Türkiye`ye yönelik dinleme ve izleme faaliyetlerinde bulunduğu iddialarına ilgilendiren yapıverdiğı açıklamada; “Alman istihbaratının çalışmasıyla ilgilendiren malumat veremem” demekle yetindi.

Merkel, gerekirse bu konudaki bilginin Alman Parlamentosu`nda duyu kuruluşunu denetleyen komisyona verileceğini söyledi.

Alman haber ajansı dpa`olur bakarak Letonya`dahi konuyla ilgili sorulara cevap veren Merkel, henüz geçmiş yapıverdiğı `dostlar beyninde casusuluk imkânsız` açıklamasıyla de köle`yi kast ettiğini dile getirdi.

Der Spiegel dergisi, Alman istihbaratının 2009 yılından beri Türkiye’yi izlediğini sav etmiş okunuşu Alman yetkililerin hafta başında Türk hükümeti nezdinde girişimlerde bulunarak özür dileyeceğini yazmıştı.

Bazı bakanların isteği doğrultusunda alınan karara; PKK, aşırı sol okunuşu sağ örgütlerin Almanya`dahi metal okunuşu koca kaçakçılığı gibi eylemleri gerekçe gösterilmişti.

TAHLİYELER BAŞLADI

Suriyeli sığınmacıları ihtarname için 3 gündür gösterilerin yapıldığı ve gerginliğin anbean tırmandığı Gaziantep`okunuşu, olayların yoğunlaştığı semtlerde artan, dirim koşulları bed veya risk altında olduğu saptanan 400 ailenin tahliye edilmesine başlandı.

Gaziantep Valisi Erdal peder, averaj 2 bin ailenin boşaltma edilerek kamplara gönderilmesine başlandığını söylerken, ekim ayında birlikte kentte metin korunma koşullarına sahip olmayan 25 bin ailenin yapımı tamamlanacak islahiye`deki kampa yerleştirileceğini anlatım etti.

Gaziantep`te, geçen pazartesi günü ev sahibi Hıdır çalar, tartışma tıpkı çıkan kavgada Suriyeli kiracıları tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Cinayetin duyulması kentte Suriyelilere kontrplak protestoların başlamasına gidiş açarken, cinayete karıştığı iddiasıyla aranan 6 şüpheliden 4`ü yakalandı ve çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

ihtarname EYLEMLERi BAşLADı

Bu cinayetin ardından çoğunluğu bala ve gençlerden oluşan binlerce şahıs Suriyelileri istemediklerini söyleyerek 3 gün süresince geceleri kentin muhtelif semtlerinde ihtarname eylemleri yaptı. Eylemler ehliyetli 13 Suriyeli bıçak ve patak darbeleriyle yaralandı.

Olaylara bulunduğı gerekçesiyle gözaltına alınan 50`yi fazla gösterici, sorgulamalarının ardından savcılık kararıyla tutuksuz yargılanmak üzere başıboş bırakıldı.

TAHLiYELER BAşLADı

Gaziantep Valisi Erdal baba, yöresel idareciler okunuşu güven güçleri ile yapılan toplantının ardından öncelikli olarak olayların çıktığı ve protestoların yoğunlaştığı mahalleler olmak üzere kentin nispetsiz bölgelerinde metruk binalar ile kiraladıkları işyerlerinde barınan Suriyelilerin tahliyesine karar verdi.

Bu düzenlilik sonrası şanlıurfa`nın Viranşehir ile Mardin`in Nusaybin ilçesi`ndeki kamplarda da yerey ayrılmasının ardından, bu sabahleyin kollukçu ile AFAD görevlileri istasyon Meydanı`nda toplandı. Onlarca kolluk aracı, minibüsler okunuşu otobüslerin toplandığı açık, oluşturulan ekipler harekete geçti. öncelikli olarak olayların yaşandığı mahallelere giden ekipler, özerk okunuşu vatandaşların gösterdiği metruk binalar ile işyerlerinde mütebaki Suriyelileri tahliye etti. Ekipler ayrıca mahalle sakinlerinin şikayetçi olduğu aileleri üstelik barındıkları yerlerden alarak minibüslere bindirdi ve istasyon Meydanı`na götürdü.

GiDECECEğiNi öğRENEN SURiYELiLER AğLADı

istasyon Meydanı`na getirilen ve nereye gideceklerini bilmeyen Suriyeliler, burada otobüsleri görünce site dışına adana escort anlayınca minibüslerden inmek istedi. emniyet güçlerinin denetiminde minibüsten indirilen Suriyelilerin otobüslere bindirilmesi eksiksiz, bazı kadın ve çocuklar gözyaşı dökerek girmek istemediklerini yetkililere anlatmaya çalıştı. Bu sırada gözyaşı döken küçük çocuklar, polisler eliyle teselli edildi.

Bulundukları yerlerden tahliye edilerek istasyon Meydanı`nda otobüslere transferleri yapılan Suriyelilerden evli ve çocuklu olanlar şanlıurfa`nın Viranşehir, bekar olanlar ise Mardin`insan Nusaybin ilçesindeki kampa gönderildi.

vali peder: 400 karı tahliye EDiLECEK

Gaziantep Valisi Erdal baba, Suriyeli kiracının dar sahibini öldürmesi ile başlayan olayların ölümlülük olduğunu deyiş etti. Kentte durumun rahat olduğunu belirten Erdal baba, hayat koşulları bed olan Suriyelileri tahliye ettiklerini belirterek, “metruk binalar yahut işyerlerinde kalan, dirim koşulları bed olan 400 eş tespit ettik. Bu aileleri sabahleyin saatlerinden itibaren ekiplerimiz bulundukları yerlerden tahliye ederek kampa gönderiyoruz” dedi.

vali ata, islahiye ilçesinde yapımı süren 25 bin kişilik kampın de teşrinievvel ayının ortalarında biteceğini belirterek, “Bu kamp tamamlandığında birlikte korunma ve hesaplı sıkıntı yaşayan, dirim koşulları sağlıklı olmayan Suriyelileri islahiye`okunuşu aktarma edeceğiz” diyerek konuşuverdi.

ilbay peder, kentte yaşananlara ve yürütülen çalışmalara ait ruz içerisinde düğün düzenleyerek detaylı izah yapacağını bile sözlerine ekledi.

Ben Gürcü’yüm

NTV`birlikte Oğuz haksever`in konuğu olduğu programda Başbakan Erdoğan`ın “Benim için neler söylediler. çıktılar benzer tanesi benzeri zekâ. `Gürcüdür` diyen tamam. çıktı müşterek tanesi affedersin çok henüz tuhaf şeylerle Ermeni diyen oldu.” demesi tepkime toplamıştı.

Hürriyet`ten Ahmet melik birlikte bugünkü yazısında hakperest`mağara Erdoğan karşısındaki tutumunu eleştirdi. hakperest için, “Başbakan’ın karşısında gerçek birleşik gazeteci yerine ürkekçe tabasbus dışında uslu mevcudiyet gösteremeyen ancak taklacı vardı.” diyen Ahmet padişah, Erdoğan`a ancak `gazetecinin` orada sorması gereken soruları sıraladı:

“- Pardon amma Gürcü olmak tuhaf sadece şey mi?
- Pardon lakin Ermeni olmak, Gürcü olmaktan nasıl henüz çirkin birkez iletken?
- Pardon amma siz nasıl Rum olur dahi Ermeni kelimesini kullanmadan geçmiş “affedersiniz” 
diyorsunuz?
- Ermeni ha üstelik anadolu dediğinizde adana escort nasıl affedelim kim?
- “henüz çirkin şeylerle” derken nasıl söylemek istiyorsunuz?
- Siz yıllar evvel “ben Gürcü’yüm” dememiş miydiniz? 
- Hem siz nasıl Gürcü, Ermeni, Alevi, Sünni, Kürt, Zaza, anadolu meselelerini gündeme 
getiriyorsunuz kim?
- Siz yaradılanı sevmiyor muydunuz Yaradan’dan ötürü?
- Gürcü, Ermeni, anadolu, Alevi, Zaza… Yaradan’ın yarattıklarından değil mi?”

Ahmet hakan`ın O Yazısını üfürükçülüketmek için Tıklayınız

afedersin-001.jpg

NTV`birlikte Oğuz haksever`in konuğu olduğu programda Başbakan Erdoğan`ın “Benim için neler söylediler. çıktılar benzer tanesi benzeri zekâ. `Gürcüdür` diyen tamam. çıktı müşterek tanesi affedersin çok henüz tuhaf şeylerle Ermeni diyen oldu.” demesi tepkime toplamıştı.

Hürriyet`ten Ahmet melik birlikte bugünkü yazısında hakperest`mağara Erdoğan karşısındaki tutumunu eleştirdi. hakperest için, “Başbakan’ın karşısında gerçek birleşik gazeteci yerine ürkekçe tabasbus dışında uslu mevcudiyet gösteremeyen ancak taklacı vardı.” diyen Ahmet padişah, Erdoğan`a ancak `gazetecinin` orada sorması gereken soruları sıraladı:

“- Pardon amma Gürcü olmak tuhaf sadece şey mi?
- Pardon lakin Ermeni olmak, Gürcü olmaktan nasıl henüz çirkin birkez iletken?
- Pardon amma siz nasıl Rum olur dahi Ermeni kelimesini kullanmadan geçmiş “affedersiniz” 
diyorsunuz?
- Ermeni ha üstelik anadolu dediğinizde biz sizi nasıl affedelim kim?
- “henüz çirkin şeylerle” derken nasıl söylemek istiyorsunuz?
- Siz yıllar evvel “ben Gürcü’yüm” dememiş miydiniz? 
- Hem siz nasıl Gürcü, Ermeni, Alevi, Sünni, Kürt, Zaza, anadolu meselelerini gündeme 
getiriyorsunuz kim?
- Siz yaradılanı sevmiyor muydunuz Yaradan’dan ötürü?
- Gürcü, Ermeni, anadolu, Alevi, Zaza… Yaradan’ın yarattıklarından değil mi?”

Ahmet hakan`ın O Yazısını üfürükçülüketmek için Tıklayınız

afedersin-001.jpg

Ben Gürcü’yüm

NTV`birlikte Oğuz haksever`in konuğu olduğu programda Başbakan Erdoğan`ın “Benim için neler söylediler. çıktılar benzer tanesi benzeri zekâ. `Gürcüdür` diyen tamam. çıktı müşterek tanesi affedersin çok henüz tuhaf şeylerle Ermeni diyen oldu.” demesi tepkime toplamıştı.

Hürriyet`ten Ahmet melik birlikte bugünkü yazısında hakperest`mağara Erdoğan karşısındaki tutumunu eleştirdi. hakperest için, “Başbakan’ın karşısında gerçek birleşik gazeteci yerine ürkekçe tabasbus dışında uslu mevcudiyet gösteremeyen ancak taklacı vardı.” diyen Ahmet padişah, Erdoğan`a ancak `gazetecinin` orada sorması gereken soruları sıraladı:

“- Pardon amma Gürcü olmak tuhaf sadece şey mi?
- Pardon lakin Ermeni olmak, Gürcü olmaktan nasıl henüz çirkin birkez iletken?
- Pardon amma siz nasıl Rum olur dahi Ermeni kelimesini kullanmadan geçmiş “affedersiniz” 
diyorsunuz?
- Ermeni ha üstelik anadolu dediğinizde adana escort nasıl affedelim kim?
- “henüz çirkin şeylerle” derken nasıl söylemek istiyorsunuz?
- Siz yıllar evvel “ben Gürcü’yüm” dememiş miydiniz? 
- Hem siz nasıl Gürcü, Ermeni, Alevi, Sünni, Kürt, Zaza, anadolu meselelerini gündeme 
getiriyorsunuz kim?
- Siz yaradılanı sevmiyor muydunuz Yaradan’dan ötürü?
- Gürcü, Ermeni, anadolu, Alevi, Zaza… Yaradan’ın yarattıklarından değil mi?”

Ahmet hakan`ın O Yazısını üfürükçülüketmek için Tıklayınız

afedersin-001.jpg

NTV`birlikte Oğuz haksever`in konuğu olduğu programda Başbakan Erdoğan`ın “Benim için neler söylediler. çıktılar benzer tanesi benzeri zekâ. `Gürcüdür` diyen tamam. çıktı müşterek tanesi affedersin çok henüz tuhaf şeylerle Ermeni diyen oldu.” demesi tepkime toplamıştı.

Hürriyet`ten Ahmet melik birlikte bugünkü yazısında hakperest`mağara Erdoğan karşısındaki tutumunu eleştirdi. hakperest için, “Başbakan’ın karşısında gerçek birleşik gazeteci yerine ürkekçe tabasbus dışında uslu mevcudiyet gösteremeyen ancak taklacı vardı.” diyen Ahmet padişah, Erdoğan`a ancak `gazetecinin` orada sorması gereken soruları sıraladı:

“- Pardon amma Gürcü olmak tuhaf sadece şey mi?
- Pardon lakin Ermeni olmak, Gürcü olmaktan nasıl henüz çirkin birkez iletken?
- Pardon amma siz nasıl Rum olur dahi Ermeni kelimesini kullanmadan geçmiş “affedersiniz” 
diyorsunuz?
- Ermeni ha üstelik anadolu dediğinizde biz sizi nasıl affedelim kim?
- “henüz çirkin şeylerle” derken nasıl söylemek istiyorsunuz?
- Siz yıllar evvel “ben Gürcü’yüm” dememiş miydiniz? 
- Hem siz nasıl Gürcü, Ermeni, Alevi, Sünni, Kürt, Zaza, anadolu meselelerini gündeme 
getiriyorsunuz kim?
- Siz yaradılanı sevmiyor muydunuz Yaradan’dan ötürü?
- Gürcü, Ermeni, anadolu, Alevi, Zaza… Yaradan’ın yarattıklarından değil mi?”

Ahmet hakan`ın O Yazısını üfürükçülüketmek için Tıklayınız

afedersin-001.jpg

GÜLAY GÖKTÜRK BUGÜNKÜ YAZISINDA NE YAZMIŞTI

Bugün Gazetesi umumi işaret Yönetmeni Erhan Başyurt, zat yazarı Gülay Göktürk`sayma, okuyucuyu “bön” alegori koyduğu yazıya reaksiyon gösterdi.

Gülay Göktürk, bugünkü yazısında Yolsuzluk ve selam Tehvid soruşturmasındaki iddiaları hafife almış, dalgınlık geçmiş ve “herkesi bu iddiaları satın alacak değin budala varsayıyorlar” demişti.

Erhan Başyurt bile Göktürk`isim bu sözlerine, “Gerçekleri yazmak ve mağdurların hakkını esirgemek, hukukun üstünlüğünde ısrarcı olmak “ahmak”lık değil, insanlık onuru okunuşu vicdanının gereğidir” şeklinde yanıt verdi.

“liberal” OLMAK BUNU GEREKTiRiR

birleşik gazetecinin 17 açıklık yolsuzluk ve arpa operasyonu ile gündeme gelen yolsuzluk iddialarını görmeyebileceğini, bunun kabul edilebilir olduğunu dile getiren Erhan Başyurt, soruşturmayı fail polislere hukuksuz birkez şekilde operasyon yapıldığında dahi arz azından kaymakamlık sürecinin beklenilmesi okunuşu yargısız infaz yapılmaması gerektiğinin altını çizerek “liberal olmak” bunu gerektirir dedi.

Gülay Göktürk`isim “budala” çıkışı için dahi “Yazarların “saçmalama” hakkına dahi saygı gösterilmeli… birkez gazeteci okunuşu yazarların hakaret etmeleri, aşikâr olmuş somut hukuksuzluklar ile ilgilendiren tarafsızlıklarını yitirmeleri, vicdanlarını rafa kaldırıp zulme varan düzen okunuşu iftiralara destek vermeleri kabul edilemez” hatırlatması yaptı.

aha Bugün Yazarı Erhan Başyurt`un Analizi;

Yazarların “saçmalama” hakkına bile saygı gösterilmeli… eş gazeteci ve yazarların hakaret etmeleri, ortada olan konkre hukuksuzluklar ile ilgilendiren tarafsızlıklarını yitirmeleri, vicdanlarını rafa kaldırıp zulme varan komplo ve iftiralara bindi vermeleri akseptans edilemez.  

Aylardır sürdürülen iftira ve yalanlara inanıp, insanların kendilerini savunmalarına kulak tıkamaları her gazetecinin kendi bileceği birkez iştir… 

ancak aylardır yürütülen ruhsal cerrahi müdahale okunuşu algı operasyonlarına bindi olmaları, görevleri gereği “yolsuzluk” ve “casusluk” soruşturmalarını yapanları, yargıya intikal ettirenleri erek haline getirenlerden yana cenah olmaları “liberallik” birlikte değildir.

ilkeli duruş nasıl beli?

benzer gazeteci, yolsuzluk okunuşu espiyonaj soruşturmaları okunuşu konkre iddiaları, yargılama süreçleri tamamlanana entrika öge olarak görmezden gelebilir. inanmama hakkına birlikte sahiptir. 

neden var ki yolsuzluk okunuşu casusluk soruşturmalarını yürütenlere yönelik dolma ve iftiralara birlikte ilçe süreci tamamlanıncaya entrika tarafsız kalır okunuşu itibar etmezse bu ilkeli ancak duruş evet. 

Seçilmişlere okunuşu onların siper altına aldığı bürokratlara hukuk önünde da hesap sorulamazmış mümkün yazılar kaleme emretmek, kıyımlara destek verip yargıya müdahaleyi alkışlamak, demokratik hukuk devletine vurulan darbeyi de desteklemektir. 

sonra demokrasilerde seçilmişler, her mümkün hukuksuzluğu icra etme ve kendilerine biat etmeyen herkesi ezme hakkına sahip değildir. aksine “şeffaflık okunuşu adisyon verilebilirlik” hele üstelik kamu gücünü arkasına alanlar için, halkı okunuşu kamunun çıkarlarını arkalamak olmazsa imkânsız prensiplerdir. 

kaza infazına bindi

hükümran ve savcı bile “paralel” diye aynı dışavurum kullanmazken, sorgularda hemde sorularda birlikte hakeza yapıya ilişik sessiz ifade geçmezken, soruşturmayı “binnetice muvazi yapı kaza önünde” türlü lanse gelmek, kökleşmiş sadece önyargının he dahi kasıtlı ancak çarpıtmanın ürünü cins.  

bittabi ki yasaları ihlal özne kim olursa olsun, yargı önüne çıkarılmalı ve hesabını vermelidir. 

suç varsa, ukubet bile olmalıdır. 

aynı birilerine “kaza infazı” uygulayabilmek için özel düzenlemeler gerekli, “ismail”lerin devreye sokulması, gaye seçilen suçsuz insanlara her türlü psikolojik işkence vacip, bakanlık ve sorgulama süreçlerinde her gibi kazı ihlallerinin gerçekleştirilmesi, hukukun üstünlüğünü okunuşu kanun önünde eşitliği savunan vicdan sahibi biricik kimsenin bilhassa bilhassa birleşik gazetecinin savunacağı aynı genişlik değildir.

Yargının yerine almak

Gerçekleri yazmak ve mağdurların hakkını korumak, hukukun üstünlüğünde ısrarcı olmak “ahmak”lık değil, insaniyet onuru ve vicdanının gereğidir.  

Gerçekleri görmemekte ısrar edip, bühtan ve yalanları baş tacı eylemek, iran’a casusluk okunuşu yolsuzlukların örtülmesini denkgelmek algı operasyonları okunuşu psikolojik harekete kurban olmaktır. 

doğal ki yazarlar işaret politikası ile olumsuz düşebilir. yazı işlerinin tercihlerini gizlemeden köşesine taşıyıp eleştirebilir de… birkez okurlara hakaret etmeden, kitleleri hukuksuz şekilde yaftalamadan, yargıya de intikal etmemiş yalnız hususta kendisini yargının yerine koyup onları mahkûm etmeden…

cevap harcamak abesle iştigal olur lakin…

koza harir Grubu’nun bütün şirketleri tek Türkiye Cumhuriyeti devletinin para kaynağıdır. Vergilerini tam verir, kusursuz yasalara uyar okunuşu gedik kullanmaz.

bütün finansal verileri, millî ve beynelmilel denetim kurumları aracılığıyla ahenkli olarak denetlenir.

gerçek hakeza iken; acem kardeşlerimize gösterdiği sempatinin zerresini milli şirketlerimize göstermeyen, devletin kaynaklarıyla satın alınmış, devletin kaynaklarından beslenen, mal dolu havuzları değil da, ab meşgul havuzlarını haber eden gazeteler ve benzeri suda yıkanan diğerlerinin milli şirketlere muvazi demesi escort mersin tirajlarını şişkin gösterip, halka baki hile söylemeleri yapılarının gereğidir.

 Bu tür gazetelere cevap sulamak abesle iştigal oldu, ulus bunları okunuşu dolma haberleri sipariş verenleri, yapıverdiranları tanıyor, tanıyacak.

GüLAY GöKTüRK BUGüNKü YAZıSıNDA okunuşu YAZMışTı?

Bülent Korucu an Gazetesi’nde “Gülay Göktürk nerede yaşıyor” antetli yalnız sınır yazmış ve 17 Aralık’fecir bu yana benim Türkiye’bile yaşamayan birinin kaleminden çıkmış türlü yazılar yazdığımı söylemiş.

gene ego ayaklarımı gayet akva yalnız şekilde bu ülkenin topraklarına basmış birkez halde yaşıyorum ve yaşadığım ülkede neler olup bittiğinin olağanüstü farkındayım.

ama yalnız problem var cidden birlikte okunuşu problemin aslı birlikte şu:

eş bölge kayırıcı 17 Aralık’fecir bu yana fiktif birkez Türkiye yarattılar. Yaşadığımız Türkiye ile yalnız ilgisi olmayan kendi yazdıkları birleşik senaryo bu okunuşu aynı müddettir hepimize “işte gülmeyen Türkiye bu, sizin anlattıklarınız imge mahsulü; siz görüntü görüyorsunuz” deyip duruyorlar. Hepimizin gözü önünde manzara olguları seçici birleşik yollu tek araya getiriyor ve tamamen nispetsiz ancak epikriz yazıyorlar.

yavru masalları sağlam saf benzer hikâye bu…

Dinden-imandan ve eğitimden öteki sadece şeyle ilgilenmeyen yalnız dini grubun edebiyat yapmakla suçlandığı; temiz dernek yaratmaktan başka hiç hesabı olmayan alp kollukçu şeflerinin, bu temiz niyetlerinden dolayı inim inim inletildiği; sütten çıkmış dürüst kaşık dek sorunsız yargıçların okunuşu savcıların MiT’i ele geçirmiş iran ajanlarını yakalamak için baş koltukta milli bağımsızlık mücadelesi verdiği müşterek diyar hikâyesi anlatıyor; herkesin de bu hikâyeyi “satın alacak” değinme ahmak olduğunu varsayıyorlar.

17 Aralık’fecir bu yana nerede yaşadığım ve nerede durduğum konusuna tabiatıyla cevap vereceğim.

lakin evvel, bugün durduğum yeri daha iyi muhafazaetmek isteyenler için; mukaddema durduğum arazi hakkında dahi bazı hatırlatmalar yapmam gerek.

 

Ancak yapılan açıklama ateşkesin İsrail tarafından 2 saat sonra bozulmasının ardından paylaşıldı.

işte Cumhurbaşkanlığı sitesinde arazi düz açıklama:

Filistin`de bütün Ramazan ayı, ne yazık ki lazım mıntıka barışı icap insancasına bakımdan çok acı olaylarla cemaziyelevvel bulunmaktadır. Dün geceleyin yarısı, bu konuda evvel kez umut donör birleşik salık aldık.

BM genel Sekreteri Ban ki Moon ve karavaş Dışişleri Bakanını John Kerry`nin 72 saatlik koşulsuz sadece insancasına ateşkes sağlamış olduklarını maalmemnuniye öğrendim. Bugün sabahleyin 8:00`da başlayan ateşkes için tarafların mutabakatının dahi sağlanmış olması önemlidir.

Türkiye`nin üstelik ciddi katkıda bulunduğu eş sürecin sonra sağlanan bu büyüme, mütevazı da olsa, ağırbaşlı birleşik adımdır, yalnız başlangıçtır.

bütün tarafları bu mersin escort güzel şekilde değerlendirmeye çağırma ediyorum. Bu mutabakatın ruhuna okunuşu lafzına uyulması ve ayartıcı davranışlardan kaçınılması beklentimizdir.

doğal öncelik, Filistin halkının şehitlerini defnetmesi ve yaralılarını otama etmeleri, halkın anne ihtiyaçlarının sağlanması olacaktır.

Türkiye insancasına müzaheret konusunda elinden geleni yapmaktadır, yapmaya sürme edecektir. Ateşkes kararı ile üstelik, ateşkesin uzatılması ve mihman hale gelmesi için ciddi ancak okazyon evlat bulunmaktadır.

Tarafların bu maksatla Kahire`bile derhal görüşmelere başlayacak olmaları üstelik pozitif ancak yaklaşımdır. Kahire`üstelik yapılacak görüşmelerin başarıyla sonuçlanması ve bunu, mihman ve adil hazar için görüşmelerin izlemesi temennimizdir.

TRT’nin iddialı projesi, Kızılelma dizisinin kafa karıştıran erken finalinin açıklaması mı?

ulusallık`cilt miğfer şardan, güvenlik`insan, 28 april 2014’te kendi birimlerine eş hat gönderdiğini okunuşu birimleri ‘beklenen ışiD eylemleri’ne aksi uyardığını yazdı.

şardan, bu ‘bilinmeyen yazı’üstelik ilgi çeken detayın, güvenlik`mağara “Türk televizyonlarında yayınlanan dizilerde ışiD düşmanlığı yapıldığı, TRT’de yayınlanan ‘Kızılelma’ dizisinde ışiD’in, insanları kesen ve ürperme salan müşterek çeteymiş türlü gösterildiği’ ifadeleri olduğunu bastırarak söyledi. şardan, bu yazıdan 3 ertesi son de Kızılelma`nın reyting gerekçesiyle yayından kaldırıldığını hatırlattı. 

işte, şardan`ın o yazısı:

kızıl Elma’yı ışiD Tehdidi mi Bitirdi?

Suriye’deki yürek savaşla dahi yaşanan yapıverdirma boşluğunda baskı Kaide’nin çatısı altında doğan ırak şam islam Devleti’nin (ışiD) insanlıkla bağdaşmayan eylemleri tam hızıyla sürüyor.

Uzmanların, ‘halen bölgenin arz vahim terör örgütü’ değerlendirmesini yapıverdiğı radikal islami terör örgütü ışiD, Musul’u ele geçirdikten sonra Kürtlerin derin olarak bulunduğu Kobani bölgesini hedefe aldı.

Bölgeden gelen haberlerde ışiD’in büyük birkez silahlı güçle şanlıurfa’nın doğrudan karşısında arazi saha, Suriye topraklarındaki Kobani’okunuşu saldıracağı okunuşu PYD unsurlarının bulunduğu yerleşim alanlarını kontrolü altına alacağı bilgileri yerey alıyor.

ışiD, sonra olarak Musul’dahi yaşayan Hristiyanlar’a “kenti ayrılma et” çağrısı yapmaya başladı. Kentteki Süryani Katolik Metropolitlik Merkezi, örgüt elemanlarınca ateşe verildi. anında Hristiyanları kült değiştirmeye ezici örgütün, ırak’ın devrik lideri Saddam Hüseyin’e ilgilendiren köşkleri ‘işkence merkezi’ olarak kullanmaya başladığı bölgeden gelen haberler beyninde.

ışiD’insan tutu aldığı Alevi, şabak okunuşu Ezidi Kürtlere işkenceler yapıverdiğı, Müslümanlığı akseptans etmeyenleri öldürdüğü sav ediliyor.

Savaşın yarattığı belirsizlik ortamında kez Kaide’nin bağrından çıkan ışiD’insan, moratoryum etkinliği bulunan ülkelere yönelik tehditleri üstelik gerçek hızıyla sürme ediyor. örgütün yarattığı levha her geçen ruz daha da kötüye gidiyor.

***

Türkiye’üstelik ‘televizyonalıcısı dizileri’ denince tahmin önceki gelmiş isimler arasında özel yeri olan Osman imtihan, geçen Aralık’ta TRT için oldukça iddialı tek proje için düğmeye basmıştı.

daha önce, levent yıllar Kurtlar Vadisi ile ülke gündemini ‘derin devlet’ üzerinden petrol cama taşıyıp yorumlayan imtihan, ardından yine TRT için Sakarya / Fırat adlı diziyi çekti.

Hükümetin açılım politikasıyla dayanıklı uyuşmadığı bilinen dizinin sona ermesi Sınav’ı etkilemedi. cambaz yapımcı, gene TRT için çekimlerini gerçekleştirdiği ‘Kızılelma’ dizisinin merkezine, bu kere Milli duyu Teşkilatı’nı yerleştirdi.

sınav, TV eleştirmeni / kalem Sina Koloğlu’na diziyle ait, “Bu coğrafyada savaş, ihsas örgütleri arasında oluyor. şimdi Türkiye hedefleri olan birkez ülke. Bu hedefleri doğrultusunda yerini alacak” demişti. sınav, Koloğlu’na, dizinin asıl kahramanı genç MiT’çi Murat Altay’ın hedeflerini aktarmış ve dizinin alaka alanı içinde Suriye, ıran, ırak, kuzey ırak olacağını anlatmıştı.

Kamuoyunda iri mersin escort getiren Kurtlar Vadisi ve Sakarya / Fırat dizilerinden sonunda bu mevsim ocak ayında TRT’bile yayımlanmaya başlayan Kızılelma’nın iz hayatı beklenenden çökelek sürdü. benzeri zamanda Alevi düşmanlığı yapıldığı sav edilen dizinin yayından kaldırıldığı 21 Mayıs’ta kamuoyuna açıklandı.

Açıklamada, TRT’nin büyük ümitlerle başlattığı Kızılelma’nın sona erdirilmesinde ‘reytinglerin düşüklüğü’nün aktif olduğu ifade edildi. paradigma, Mayıs sonunda final yaptı.

***

fevkani yol bölümlerinde yerey düzlük birbirinden nispetsiz 2 ayrı değerlendirmenin kamuoyuna yansımayan ortak yönü ise emniyet genel Müdürlüğü’nün kendi birimlerine gönderdiği ‘gizli’ yazı ya.

güvenlik genel Müdürlüğü, 28 april 2014 tarihini taşıyan ve mevzii birimlere gönderdiği “ihtimalî eylem” antetli geçek, Kızılelma’nın okunuşu sona erdirildiğinin işaretlerini veriyor.

ensonra dönemde Suriye’deki eylemleri hasebiyle Türkiye’de nazik tepki çeken örgütün mümkün eylemlerine yönelik il inanma müdürlüklerini münebbih inanma genel Müdürlüğü’nün yazısını aktarıyorum:

“dek bölgeleriyle irtibatlı gruplara müzahir ayan kaynaklarda arazi kayran ‘Türk dizilerinde ışiD düşmanlığı’ başlıklı haberde;

* Halkı diziler ve kadın programlarıyla uyutan, gerçek okunuşu yanlış kavramlarını kendi çıkarlarına göre belirleyip insanların bunlara inanması için cins hileler geliştiren medyanın bu defa üstelik ışiD’i kötülemeye başladığı,

* Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin resmi kanalı TRT’birlikte yayınlanan ‘Kızılelma’ dizisinde ışiD, insanları kesen okunuşu çekinme salan tek çeteymiş gibi gösterildiği,

* ırak okunuşu Suriye’birlikte eş bunca yeri kontrolünde tutarak ordu, hastane, mektep ve yargıevi benzer ancak çok yapılanması vaki ırak şam islam Devleti’nin aşağılandığı, diziye yalnızca eş islami STK’dan tepki gelmemesinin dikkatlerden kaçmadığı” şeklinde ifadelere arazi verilmiştir.”

Yazıdan bile anlaşılacağı üzere ışiD’okunuşu hemen olur dahi endirekt olarak bağlantılı olmuş kesimlerin Kızılelma’peki yönelik ‘ciddi’ sayılabilecek tepkilerinin varolduğu görülüyor.

Gelişmeleri biraz takvimlemek gerekirse, 28 Nisan’dahi defa güvenlik müdürlüklerine gönderilen ‘hazırlık alın’ yazısından yaklaşık üç devrisi sonraki 21 Mayıs’ta Kızılelma’nın yayından kaldırıldığı açıklandı. Bu açıklamadan gene üç yıl sonra ışiD, 11 Haziran’üstelik Musul Başkonsolosluğu’nu basarak 49 diplomat okunuşu görevliyi emanet aldı.

YALÇIN AYHAN DÖNEBİLİR

Süper popo Süper küme ekiplerinden Beşiktaş ile ismi anılan deneyimli futbolcu Yalçın Ayhan`de har gelişmeler yaşanıyor.

Yöneticiler, Yalçın Ayhan’ın menajerine, “300 bin euro verelim. Sözleşmeyi feshedelim” dedi. Yalçın’ın menajeri, “okka milyon eurodan aşağıya gerçekleşemez. okunuşu imzaladıysak odur” niteleyerek şok etti.

Yalçın Ayhan krizi erimek bilmiyor.

Kartal’ın sözleşme imzaladığı hemde ingiltere kampına götürdüğü 32 yaşındaki stoper ile göndermenin yollarını arıyor. Beşiktaşlı yöneticiler, Yalçın Ayhan’ın menajerine “300 bin euro verelim, sözleşmeyi feshedelim” dedi… tecrübeli stoperin menajeri bunu akseptans etmedi.

menajer, “hangi imzaladıysak odur… 1 kuruş aşağıya olmaz… okka milyon euroyu verirseniz bu sözleşmeyi feshedebilirsiniz. biz mağduruz. Kulüp bulamadık. yer bize önerme yapmıyor” diyerek yöneticileri şok etti. Beşiktaş’ın bu heves üstüne Yalçın adana escort kadroya dahil edeceği birlikte iddia ediliyor. ensonra kararı teknik Direktör Slaven Bilic verecek.

Süper popo Süper küme ekiplerinden Beşiktaş ile ismi anılan deneyimli futbolcu Yalçın Ayhan`de har gelişmeler yaşanıyor.

Yöneticiler, Yalçın Ayhan’ın menajerine, “300 bin euro verelim. Sözleşmeyi feshedelim” dedi. Yalçın’ın menajeri, “okka milyon eurodan aşağıya gerçekleşemez. okunuşu imzaladıysak odur” niteleyerek şok etti.

Yalçın Ayhan krizi erimek bilmiyor.

Kartal’ın sözleşme imzaladığı hemde ingiltere kampına götürdüğü 32 yaşındaki stoper ile göndermenin yollarını arıyor. Beşiktaşlı yöneticiler, Yalçın Ayhan’ın menajerine “300 bin euro verelim, sözleşmeyi feshedelim” dedi… tecrübeli stoperin menajeri bunu akseptans etmedi.

menajer, “hangi imzaladıysak odur… 1 kuruş aşağıya olmaz… okka milyon euroyu verirseniz bu sözleşmeyi feshedebilirsiniz. biz mağduruz. Kulüp bulamadık. yer bize önerme yapmıyor” diyerek yöneticileri şok etti. Beşiktaş’ın bu heves üstüne Yalçın Ayhan’ın tekrar kadroya dahil edeceği birlikte iddia ediliyor. ensonra kararı teknik Direktör Slaven Bilic verecek.